BAKAN AKİF ÇAĞATAY KILIÇ: ERDOĞAN'A YÖNELİK İTHAMLAR ALÇAKLIKTIR

10 Ekim 2015

Muhalefet partilerinin Cumhurbaşkanı Erdoğan’a yönelik iddialarına tepki gösteren Gençlik ve Spor Bakanı Çağatay Kılıç, “PKK’ya terör örgütü diyemeyenlerin Cumhurbaşkanımıza dil uzatması alçaklıktır” diye konuştu.

Gençlik ve Spor Bakanı Akif Çağatay Kılıç’ın memleketi Samsun’daki seçim çalışmalarının bir gününe eşlik ettik. Terme ilçesinde vatandaşlarla çay içen ve sorunlarını dinleyen Kılıç, çalışmalar sırasında STAR’ın gündeme ilişkin sorularını da yanıtladı.

EKSİĞİMİZ VARDI

- AK Parti, “dersimizi aldık” dedi. 7 Haziran ile 1 Kasım arasındaki fark ne?

Partinin üst yönetiminde, hükümette görevliler olarak biz de bazı şeyleri eksik yerine getirdik. Sorumluluk önce üst yönetime düşer. Sandık güvenliği ve sandık başında yapılması gereken işlerin ne kadar önemli olduğunu daha iyi anlatmamız gerekiyordu. Samsun ölçeğinde belli yerlerde farklı oy kayıplarımız söz konusu. Yapılan itirazdan da ciddi oyun bize geldiğini biliyoruz ama teşkilat üyelerimize tekrar mahalle temsilcimizden tutarak nokta nokta tüm teşkilatımızın eğitimini vererek ne yapmaları gerektiğini hatırlatıyoruz.

GEVŞEKLİK OLDU

7 Haziran’da bir gevşeklik yaşandı. Samsun ölçeğinde, bugüne kadar teşkilatlarımızda görev almış, çeşitli sebeplerden dolayı, hatta küskünlükten dolayı parti yönetiminden uzaklaşmış ama gönül bağı olan eski teşkilat mensuplarımızla da biz şu anda bir araya geliyoruz. Onlar tekrar aktif görev almak için hem bize taleplerini iletiyorlar. Biz de eksiğimiz olduysa onlarla konuşuyoruz. Çünkü orada iyi bir tecrübe var. 

- Üç dönem kuralının etkisi oldu mu bu gevşemede?

Partiye katkı vermek isteyenler herkes bunu verebilir. Cumhurbaşkanımızın, genel başkan olarak bir duruşu vardı. Bir partiye verilecek destek sadece milletvekilliği, belediye başkanlığı veya aktif siyasi görevle olmaz. Gelip tecrübenizi paylaşmanız bile destektir. 3 dönem kuralı dolayısıyla ara vermek zorunda kalan parti yöneticilerimiz, bakanlarımız da vardı. Şimdi gelen de var, dönmeyeni de var. Dönmeyen de desteğini vermeye devam ediyor.

- Cumhurbaşkanı Erdoğan’la uzun süre çalıştınız. Siyasetçi olarak o dönem sizi nasıl etkiledi?

 Türkiye Cumhuriyeti’nin başbakanı ile bu görevleri yapabilmek de ayrı bir şereftir. Oradan edindiğimiz tecrübe, milletvekilliği dönemine giderken çok çok önemliydi. Bir çok şeyi yaşamış, bir çok şeyi görmüş genç bir siyasetçi olarak daha önce yaşadıklarımız arazide çok yardımcı oluyor.

-  Dışarıdan bir üç dönemi tamamlama durumu mu oldu?

Dönemsel anlamda baktığınızda ciddi bir tecrübemiz var. Geçmişimizi çok iyi bilmeyenler bizi çok genç olarak gördüklerinde ki bu aynı zamanda tabi avantaj da olabiliyor, dezavantaj da olabiliyor. Yaş anlamında genciz ama yaşadıklarımız ciddi bir tecrübe var. Edindiğimiz tecrübe çalışmalarda ve alacağımız kararlarda bize yol gösteriyor.

CHP’YE CEVAP

Sayın Kemal Kılıçdaroğlu, ‘Gençlik ve Spor Bakanlığında herkes 40 yaşın altında olacak’ diyor. Devlette görevlendireceğiniz memurların yaş kriteri yoktur. Gençler de var,  yaşı belli noktaya gelmiş memurlarımız da var. Ama salt yaş kriteri koyarak 40 yaşın altında herkesi oraya koyacağım derseniz bunun mantığı yoktur. İşi ehliyle yapmaktır esas olan.

HDP’YE ELEŞTİRİ

BAYRAĞIMIZI AÇMAMAK NE DEMEK?

- HDP Eş Başkanı Selahattin Demirtaş’ın, 7 Haziran öncesi ve sonrası tavrı-söylemi farklıydı. Şimdi de aynı şeyi mi yapıyor?

Türkiye’de siyaset yapan herkes Türkiye’nin birliği, beraberliği, bütünlüğü üzerine siyaset yapacaktır. Eğer siz bunu yapmıyorsanız, bu ülkeye fayda getirecek siyaset yapmıyorsunuz anlamına gelir. Türkiye’nin bayrağı tektir, anayasası tektir, yönetim şekli bellidir. Bunlara uymak ve bunlarla yolunuza yürümek durumundasınız. Siz eğer, ay-yıldızlı bayrağımızı ülkenin her yerinde şerefle, onurla dalgalandıramıyorsanız o zaman kusura bakmayın siz bu ülkenin bir parçası olduğunuzu iddia etmekten öteye bir şey söyleyemezsiniz. Bayrağımızı açmamak ne demek?

SABIRLI DAVRANILDI

Sayın Cumhurbaşkanımız  ‘Terör sorununu çözmek için ne gerekiyorsa yapacağız’ derken, ‘Her ne olursa olsun’ demedi ki. Ortaya belli bir kurallar dizisi koydu. Sabırlı davranıldı. Çok büyük sabır gösterildi. Ama sabrın karşılığında atılması gereken adımlar atılmaz, hele hele de askerimiz polisimiz şehit edilirse, bunun  cevabı tektir ve bu cevap verilmiştir.

ORANTILI GÜÇ NE DEMEK

Yurt dışındaki bazı yabancı siyasetçiler, ‘Türkiye’nin teröre karşı kendini savunma hakkı vardır ama orantılı bir güç kullanın” diyorlar. Siz hangi orantılı güç kullanımından bahsediyorsunuz? Bir terör örgütüne karşı orantılı güç kullanımı ne demektir? Gelip devletin güvenlik gücünü şehit edeceksiniz, hangi orantıdan bahsediyorsunuz. Meşru müdafaasını ortaya koyan, vatandaşını korumaya çalışan Türkiye Cumhuriyeti hükümeti ‘orantısız güç kullanıyor’ oluyor. Böyle bir şey olamaz.

KAÇIRILAN ÇOÇUKLAR

- Terör örgütü PKK’nın elindekigençlerin topluma kazandırılmaları için neler yapılabilir?

PKK’ya terör örgütü diyemeyenler çocuk yaştaki kardeşlerimizin dağa kandırılarak götürülmesinde, hatta bazılarının kaçırılmasında direkt sorumludurlar. Gençlerimizi, çocuk yaşta diyebileceğimiz kardeşlerimizi topluma tekrar kazandırabilmek için her türlü gayretin içindeyiz. Ailelerinin ne kadar büyük dert içinde olduğunu biliyoruz. O ailelerin acı çekmesine sebep olan, o çocukların eline silahı veren, askerimize, polisimize silah doğrultturan o kişilerdir. Sorumluları onlardır.

TEDBİR  ALACAĞIZ

Sayın Cumhurbaşkanımız hakkında alçakça iftiralar atılırken,  Başbakanımıza  ‘Bu işten nemalanmak istiyorlar’ gibi alçakça, iftiralar atılırken, Türkiye Cumhuriyeti Devleti’ne karşı silah çeken,  güvenlik güçlerini şehit edenlerin ellerine silah verenler, terörist hale getirenler, onlara o silahı kullandırtanların sorumluluğu nerededir? Neden ağızlarını açmıyorlar? Bir Avrupa ülkesi huzursuzluğu, kamu düzeninin bozulmasını hiçbir şekilde kabul etmez. Biz de asla müsaade etmeyiz. Tabii ki tedbirini alacağız. Kimse kusura bakmasın. Herkes kendi ülkesinde kamu düzenin korumakla yükümlüdür ve biz onu yapıyoruz. Onu yapmaya da devam edeceğiz. Bu, orantısız güç kullanımı da değildir. 

TERÖR OLAYLARI

BU İDDİALAR ALÇAKLIKTIR

- Muhalefetin terörün artması ve Sayın Cumhurbaşkanı hakkındaki iddialarıyla ilgili neler söyleyeceksiniz?

Açık olarak söylüyorum bu iddialar alçaklıktır. Ben yıllarca yanında görev yaptım. Hiçbir zaman oy hesabıyla, oy kaygısıyla hareket etmemiştir. Doğru olanı yapmak, ülkeye, millete hizmet etmek, Türkiye’mizi daha üst seviyeye taşımak için gece gündüz çalışmıştır, ama bunu oy kaygısıyla değil, doğru olduğuna inandığı şeyi yaparak yapmıştır.

 - Son dönem yurtlarda yaşanan olaylarda sistematik bir durum var mı?

Gençlerimiz arasında farklı görüşleri olan kardeşimiz var. Ama provokatif bir takım olayların yapıldığını biliyoruz. Buna karşı kurumumuzun yetkilileri öğrencilerimizle iletişim içinde. 400 bini aşmış bir barınma imkanından bahsediyoruz. Bu yapıyı yönetmek kolay değil, bazı eksiklikler tabi ki olabilir. Ama ideolojik bir şeye asla ve asla müsaade etmeyiz. Bizim yurtlarımızda ideolojik, siyasi anlamda diğer öğrencilere huzursuzluk vermelerine, provokasyon yapmalarına asla izin vermeyiz.

TARAFTAR KÜFÜR MÜ ETSİN!

- Kılıçdaroğlu, “Pasolig’i kaldırma ve taraftarın istediği tezahüratı yapacağı” sözü veriyor. Sizin, bu yolla gençleri fişlediğinizi söylüyor. Siz ne diyorsunuz?

Sporda Şiddet Yasası Meclis’ten geçerken, bütün siyasi partiler altına imza koydular. Burada CHP’nin imzası var. Elektronik biletin uygulaması ile ilgili sorumluluk Türkiye Futbol Federasyonu’ndadır. 2013’te bir ihaleyle gerçekleştirilmiştir.

İsteyenin istediği tezahüratı yapmasının önünde bir engel yok. Bizim ve tüm siyasetçilerin karşısında olduğu şey, şiddet ve hakarete yönelik sloganlardır. Küfürdür. Bunu Kılıçdaroğlu’na yanlış bilgi veriyorlar herhalde. Statlarda bu tip sloganların atılmasını mı istiyor acaba? Bunu algılayamadım.  Ne demek fişleme? ‘Oturduğu koltuk belli, elinizdeki bilette kim olduğu belli’ diyerek bunu söylüyorlar. Bugün herhangi bir bankaya gittiğinizde, kargo gönderirken, uçak ve otobüs bileti alırken de vatandaşlık numaranızı istiyorlar. Niye fişlensin ki? Statta hiçbir olumsuzluk yapmayan kişiye karşı bir şey mi yapılıyor? Hayır.

BU SPORA MÜDAHALEDİR

- Pasolig’i kaldırmayacak mısınız?

Pasolig bende değil. Futbol Federasyonu’nun özerk yapısı içinde uygulamasını böyle koymuş olmasına karşı siz nasıl müdahale edeceksiniz? Anladığım kadarıyla müdahale etmeyeceğini söylediği spora müdahale etmek istiyor doğrudan. Çünkü o yetkisi yok. Gençlik ve Spor Bakanı olarak öyle bir yetkiye ben sahip değilim ama demek ki onlar kendilerinde böyle bir yetkiyi görüyorlar.