BAKAN ÇAĞATAY KILIÇ TAGESSPİEGEL’E KONUŞTU

21 Ekim 2015

Gençlik ve Spor Bakanı Akif Çağatay Kılıç, Türkiye’nin Avrupa'nın bir parçası ve Avrupa Birliği'nin bir partneri olduğunu vurgulayarak, “Türkiye'nin AB'ye değil, tam tersi AB'nin Türkiye'ye ihtiyacı var” dedi.

Bakan Çağatay Kılıç, geçtiğimiz hafta gerçekleştirdiği bir günlük Berlin ziyaretinde Almanya’nın yüksek tirajlı günlük gazetelerinden Tagesspiegel’e özel bir röportaj verdi. Almanya Başbakanı Merkel’in Türkiye ziyaretinin hemen öncesinde Tagesspiegel’e önemli açıklamalarda bulunan Bakan Çağatay Kılıç, Andrea Dernbach’ın sorularını yanıtladı.

“Avrupalılar’ın düşündüğü gibi PKK bir parti değil, terör örgütüdür”

Bakan Çağatay Kılıç, Avrupalıların ve aynı zamanda Almanya'nın terör örgütü PKK’yı, açılımı olan Kürdistan İşçi Partisi olarak tercüme edip, bir siyasi parti olarak nitelendirmesinin büyük problem olduğunu vurguladı. Avrupalılar’ın düşündüğü gibi PKK’nın siyasi bir parti değil, bir terör örgütü olduğunu kaydeden Bakan Çağatay Kılıç, “Terörün ne etnik kimliği, ne de dini olur” dedi.
“Dönüm noktası 20 Temmuz oldu”
Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın siyasi bir risk alarak çözüm sürecini başlattığını, ancak bu cesur adımları atmasına karşın muhalefetten destek göremediğini anlatan Bakan Çağatay Kılıç, “20 Temmuz’da bir dönüm noktası oldu. İki polis memuru evlerinde infaz edildi. Onlar evlerinde uyurken başından vurularak öldürüldüler. Böyle bir duruma devlet seyirci kalamaz. Biz hep söyledik; PKK’lı teröristler Türkiye'yi terk etmeli. Ama HDP'nin lideri, barış elçisi olarak gösterilen Demirtaş, 10 Ekim Ankara katliamından hemen önce yandaşlarını sokağa çıkmaya davet etti. Ve Demirtaş’ın o protesto çağrısı kendi ülkesine karşı isyan çağrısıydı” ifade etti.
“Parti kapatılmasına karşıyız”
Bakan Çağatay Kılıç, Alman gazetecinin “HDP’nin kapatılıp kapatılmayacağı yönündeki sorusunu ise “Hayır… Türkiye bunun kötü deneyimini yaşadı. AK Parti, kendisi bir iktidar partisi olduğu halde, bir parti kapatma girişimiyle karşı karşıya kalmıştır. Bizim bir duruşumuz vardır. Partiler değil, kişiler sorumludur. Defalarca anti demokrat olarak suçlanan Sayın Erdoğan bunu ilk defa dile getirmiştir” diye yanıtladı.
“7 Haziran’da seçimi Erdoğan kaybetmedi”
Bakan Çağatay Kılıç, Türkiye içinde bazı çevrelerin ve Avrupalılar’ın düşündüğü gibi 7 Haziran’da seçimi Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın kaybetmediğinin altını çizerek, “Erdoğan Haziran'da kaybetmedi, aksine geçen yıl Ağustos ayında Türk tarihinde ilk defa doğrudan yüzde 52 oy oranı ile Cumhurbaşkanlığına seçildi. AK Parti ise hala büyük bir parti. Biz Haziran seçiminde sadece mutlak çoğunluğu kaybettik. Ülkeyi yönetme görevi ise hala bizde. Seçim sonrası biz bir koalisyon kurmaya çalıştık, fakat bu girişimlerimiz başarılı olmadı. Bu nedenledir ki 1 Kasım'da yeniden seçim yapmak gerekti” diye konuştu.Haziran seçimleri sonrası koalisyon arayışlarına girdiklerini ancak muhalefet partilerinin tutumu sonucunda bir koalisyon hükümeti kurulamadığını anlatan Bakan Çağatay Kılıç, şöyle konuştu:
“Milliyetçi Parti MHP seçim gecesinde bizimle birlikte yönetimde olmayı reddetti. Demokratik olarak kabul edilen HDP ise hemen reddetti. Sosyal demokrat CHP oldukça ılımlı olarak ifade edildi. Ancak daha sonra AK Parti’ye karşı yüzde 60'lık blokta kalmayı tercih etti.”

“Sorunun adı: Esad”
Bakan Çağatay Kılıç, mülteci sorununun aynı zamanda bir insan hakları sorunu olduğunun altını çizerek, “Sorunun adı Esad” dedi. Bakan Çağatay Kılıç, şöyle devam etti:
“Türkiye'de 2,5 milyon Suriyeli var. Bunlar sadece kamplarda değil, aynı zamanda aramızdalar. Örneğin seçim bölgem olan Karadeniz'e sadece Suriye’den değil, Irak'tan da insanlar geliyor. Bu iki ülkeyle yani Irak ve Suriye ile olan sınırımız bin 300 kilometre uzunluğundadır. Burada bir hatırlatma da yapmak istiyorum; bu sınırlar genellikle doğal olmayan, aksine dış ve Avrupalı oyuncular tarafından çizilen sınırlardır. Bir diktatörden kaçan bu insanlara karşı insani sorumluluklarımız var. Burada başkalarının ne yapacağını sormuyoruz. Ama tabi ki yükün paylaşılması konusunun sorulması gerekir. Bizim ve Avrupa'nın da içinde yer alacağı bir paylaşım. Birçoğunun kendi memleketlerinde kalmak istediğini sanıyorum. Onlar Esad Rejiminin sona ereceğini ve tekrar ülkelerine dönme umudunu taşıyorlar. Bu bir insan hakları sorunudur. Gitmek isteyen zorla durdurulamaz. Şunu netleştirelim, mültecilerin kendileri problem değil. Onlar problemin bir sonucudur. Sorunun adı da Esad. Eğer istiyorsak, şunun için çalışmalıyız; insanların yaşamlarını kurtarmak için göç etmelerini engellemek.
“Oyun başlamıştır ve oyun esnasında kurallar değiştirilemez”
Bakan Çağatay Kılıç, Türkiye’nin Avrupa Birliği’ne tam üyeliği konusunda da önemli açıklamalarda bulundu. Türkiye’nin ev ödevini yaptığı halde yıllardır bekleme odasında tutulduğunu ve artık çalışma odasında olmak istediğini vurgulayan bakan Çağatay Kılıç, “Sayın Erdoğan'ın dediği gibi; oyun başlamıştır ve oyun esnasında kurallar değiştirilemez” dedi. Avrupa'da önde gelen bazı insanların Türkiye'nin Avrupa'dan faydalanacağı hususunu artık anlaması gerektiğini dile getiren Bakan Çağatay Kılıç, “Sadece mülteci sorununda değil, aynı zamanda bölgesel politika ve ekonomik anahtar ve güç olarakta. Biz aynı şeffaflığı ve dürüstlüğü katılım müzakerelerinde de görmek istiyoruz. Ayrıca Şansölye Merkel bu konuda her zaman net olmuştur. Parti lideri olarak, ülkemizin AB üyeliği ile ilgili düşüncelerini açıkça dile getirmiştir. "Pacta sunt servanda" yani her zaman anlaşmalara uymak gerekir. Türkiye Avrupa'ya ait değildir gibi dini söylemlerinin de artık durması gerekiyor. Bunun nefretle dolu insanlara yararı dışında kimseye bir faydası olmaz, Avrupa'ya bile” ifadelerini kullandı.