'BU RUH KUPAYI GETİRİR'

17 Ekim 2015

Gençlik ve Spor Bakanı Çağatay Kılıç, EURO 2016’ya direkt katılan A Milli Takım'ın çok daha büyük başarılara imza atacağına inanıyor.

 SEÇİM bölgesi Samsun’da çalışmalarını sürdüren Gençlik ve Spor Bakanı Çağatay Kılıç, Şampiy10’a Türk sporunun dünü, bugünü ve geleceğini de içine alan değerlendirmeler yaptı. Görev yaptığı iki yıla yakın süre içerisinde yoğun bir gündemle çalıştıklarını anlatan Kılıç, gençlik, tesisleşme, şiddetle mücadele, dopingi ortadan kaldırma gibi pek çok başlıkta mesafe kat edildiğini hatırlattı. 

 
BAKAN Kılıç, e-bilet uygulamasından, olimpiyatlara, A milli futbol takımımızın başarısından, kulüplerin ekonomik sıkıntılarına, Kulüpler Yasası’ndan yeni yapılan statlara kadar pek çok konuda sorularımızı yanıtladı:
 
Önce milli takım. Şüphesiz siz de mutlusunuz. 2016’da ne yaparız?
 
ÇOK heyecanllı bir süreç oldu. Bütün şartların biraraya geldiği ama bizim de elimizden gelen çabayı ortaya koyduğumuz bir işi başardık. Mucize demeyelim. Ama Fransa ’da inanıyorum ki en üst noktada kendimizi göstereceğiz. Ümidim final. İki takım oynayacak. Biri biz neden olmayalım hatta neden şampiyon olmayalım. Elemelerde son 3 maçtaki ruh çok önemlidir. Birlik, beraberlikle her şey başarılır. Hedefi de öyle koymalıyız. En üst noktadan koymalıyız. Neden şampiyon olmayalım? 
 
‘Siyaseti spora karıştırmıyoruz’
 
SİYASET yapıyoruz. Bizim görevimiz sorunları çözmek. Bunu yaparken mantıklı şeyler ortaya koyarak yapmalıyız. ‘Siyaset, spor karışmasın’ diyorlar. Siyaset olarak karışmıyoruz ki kaynağın nereye harcandığını görmek görevimiz. Denetimsiz olur mu? Bizim diğer en önemli sıkıntımız ayırdığımız maddi kaynağın verimli kullanılmamasıdır. İşin kökü bu. Ödülü de desteği de. Hepsi. 
BAKIN devlet spora büyük para ayırıyor. Federasyonlara. Altyapı, hariç. Malzemenin kullanımından, sporcuların gelişmelerine antrenör, beslenme, müsabakalara gitme gelme, hepsi önemli temel olan şeyler. 400 milyon liranın verimli kullanılması gerekliliğinden bahsediyorum. 
 
‘13 yılda tesis sayısı katlandı’
 
AYRICA diğer branşlara bakıldığında 2002’ye kadar yapılmış olan tesis sayımız 1575.  Bizim şu anda güncel anlamda geldiğimiz nokta 3 bin 233. Yani 13 yılda biz Türkiye’de 1658 spor tesisini envanterimize ekledik. Bu 2002’ye kadar yapılan Cumhuriyet tarihindeki tesislerden fazladır. Bunları yapmazsanız sporcuyu da yetiştiremezsiniz. 
 
2024 Olimpiyat oyunlarına aday olmadık? 2020 ilginç bir süreç olmuştu. Neleri gözeterek vazgeçildi?
 
2020 adaylık sürecinde biz çok ciddi tecrübeler edindik. Bu tecrübeyi iyice bir değerlendirip, gündemimizde tutup, daha sonraki bir zamanda harekete geçmeyi uygun gördük. Uluslararası anlamda çalışmalarımızı, lobi faaliyetlerimizi iyice geliştirip, derinleştirip ona göre duruma bakacağız. 
 
İSTANBUL her zaman bir olimpiyat şehridir, böyle bir organizasyona ev sahipliği yapmak için adaydır. Olimpiyat ruhu nedir, birliktir, biraraya gelmeyi başarmaktır.İstanbul zaten bu ruhun . Türkiye’de birliğin, beraberliğin, kardeşliğin ülkesidir.
 
‘Cumhurbaşkanımız sporla çok ilgili’
 
“SAYIN Cumhurbaşkanımızın spora çok yakın ilgisi var. Biz yetişemiyoruz hızına. Her branşı takip ediyor. Milli müsabakalarda sürekli olarak hemen arar, konuşur. Başbakanımızın da yoğun ilgisi var.”
 
Dopingle mücadele en önemli başlıklarınızdan biri oldu...
 
DOPİNG olayı zaten olumsuz bir şey. Haksızlık, ahlaksızlık ne derseniz deyin. Önünde durmanız ancak ve ancak katı bir iradeye olur. Bunun önünde sağlam bir duruş sergilediğimiz konusunda içim çok rahat. Belli olguları kırdığımızı düşünüyorum. Daha fazlasına ihtiyacımız var mı, var. Devam edeceğiz. Ama mücadele ve yok etme konusundaki mantalitenin yerleştiğini düşünüyorum. 
 
ŞU anda doping yapmak ya da yaptırmak niyetinde olanların en az 2-3 kere düşündüğünü, birçoğunun vazgeçtiğini düşünüyorum. Özellikle uluslararası algıda çok yol katettiğimizi düşünüyorum. Türk sporunun olumlu algılanmasına katkıda bulunduğumuzu düşünüyorum. 
 
BEN sayın Cumhurbaşkanımız’la yıllarca yurtdışı seyahatlere katılmış biriyim. Bütün işlerin hepsinin başarılması kökeninde Sayın CUmhurbaşkanımız’ın 13 yıldır uluslararası anlamda ortaya koyduğu tablonun doğrudan ilişkisi vardır. Zaten bizler buradan hareket ederek çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Artık çok daha önemli bir noktaya geldik. 
Yaklaşık 2 senedir Gençlik ve Spor Bakanlığı’nı yönetiyorsunuz. Kendinizle ilgili nasıl bir değerlendirme yapıyorsunuz?

TABİİ ki bunu ben değerlendiremem. Milletimiz değerlendirilecektir. Bakanlık Sayın Başbakanımız’ın teklifi, Sayın Cumhurbaşkanımız’ın onayıyla verilen bir görevdir. Onların takdiridir. Kendi açımdan üstlendiğim görevi sonuna kadar takip eden bir yapım var. Çabalıyoruz, inşallah hem milletimizin hem de bu görevi verenlerin gözünde bu görevi yapabilmiş, olumlu katkılar sağlayabilmişimdir.

ANALİTİK şekilde konulara yaklaşıp çözüm üretmeye çalıştık. İnşallah doğru şekilde yapmışızdır. Bu icraatlar hükümetimizindir. Salt kişisel olmaz. Hükümetimizin uyumlu çalışmasının ortaya çıkardığı sportif konulardaki icraatların takibini, uygulamasını, denetiminidir bizim yaptıklarımız. Umarım başarılı olmuşuzdur.

‘Slogan atılsın küfür olmasın’

CHP’nin seçim beyannamesinde Passolig’in kaldırılması maddesi var. Sporda şiddeti önleme mücadelesiyle bakıldığında sizin düşünceniz nedir?

“6222 sayılı yasa TBMM’den geçerken bütün partilerin altına imza attığı unutulmamalı. E-bilet uygulaması TFF’de. TFF’nin özerk olduğunu bilmek lazım. Ayrıca ihale 2013’te yapıldı, artık altyapısı dahil her türlü sorunun ortadan kalktığını bilmek lazım.

Ben o metinde asıl şuna takılıyorum. Sayın Kılıçdaroğlu ‘İsteyen istediği sloganı atacak’ demiş. Taraftarların takımını desteklemesi, slogan atmasında engel yok. Durdurulmaya çalışılan küfür. Bunları, şiddeti kabul etmiyoruz. Yasa bunun için çıktı. Fişlemeye gelince, amaç nedir? Bir olumsuzluk olduğunda kişiyi tespit etmektir. Fişleme nerede? Mesela uçak bileti alırken vatandaşlık numaranızı vermiyor musunuz?”

UEFA kriterlerine uygunsuzluk nedeniyle G.Saray’ın Avrupa’ya gidememe riski var. Kulüplerde borçlar yüksek. Sizce neden kaynaklanıyor?

“KULÜPLER Yasası ile uğraşıyoruz. Şu anda yaptığımız içinde bunlar da var. Kurallar var. Açık seçik ortada. Sıkıntıları yönetim hataları getiriyor. ‘Geldik, kurtarın’ denemez. Sorumlulukla hareket etmek, sporu yönetenlerin dikkatli icraat yapması gerekiyor. Harcamaların kontrol edilmesi lazım. Hesapsız kitapsız olmaz. Önceden çok yapıldı. Şimdi o kadar değil ama sorunlar da ortada.”

Şiddeti önlemede gelinen nokta nedir?

“ÇOK ciddi düşüş var. Tam istediğimiz noktada değiliz ama iyiyiz, iyi yol kat ediliyor. Holiganlığın önünde bu düzenleme engeldir.

KİMSE kusura bakmasın. Kadın seyircilerin önünde, basketbol oynanırken küfür edemezsiniz, meşale yakamazsınız salonda, koltukları sökemezsiniz.”