BAKAN ÇAĞATAY KILIÇ, KILIÇDAROĞLU’NA PROTESTOYU DEĞERLENDİRDİ: “DÜŞÜNÜLMESİ GEREKEN NEDEN PROTESTO EDİLDİĞİ”

08 Haziran 2016

Gençlik ve Spor Bakanı Akif Çağatay Kılıç, İstanbul’daki şehit cenazesinde CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'na yönelik protestoları değerlendirirken, "Düşünülmesi gereken neden protesto edildiği" dedi.

Bakan Çağatay Kılıç NTV canlı yayınında gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Bakan Çağatay Kılıç’ın Funda Tuna Görey’in sorularına verdiği yanıtlar ise şöyle:
“TERÖR İLE ARASINDA MESAFE KOYAMAYANLARIN TÜRKİYE’DE KONUŞACAK SÖZÜ YOKTUR”
-İstanbul’daki terör olayları konuşulurken, Mardin’den terör eylemi geldi. Artan terör olayları ile ilgili neler söyleyeceksiniz?
Tüm şehitlerimize ve hayatlarını kaybeden vatandaşlarımıza Allah’tan rahmet diliyorum. Yaralanan tüm vatandaşlarımıza acil şifalar diliyorum. İstanbul’daki şehitlerimizin cenaze töreninden geldik. Sayın Başbakanımız ile birlikte Vezneciler’deki patlamada yaralanan vatandaşlarımızı hastanede ziyaret ettik. Ardından Fatih Camii’nde iki şehit polisimizin cenaze namazına katıldık. Sonrasında Sayın Başbakanımız olay yerini ziyaret etti. Orada Kredi yurtlar Kurumuna bağlı Vezneciler Kız Öğrenci Yurdumuz vardı. Orada bazı maddi hasarlar oluşmuştu. Onlar hemen giderildi. Öğrenciler ile görüşüp esnafla bir araya geldikten sonra Sayın Başbakanımız ile Ankara’ya döndük. Türkiye’nin ilerlemesini, yürüyüşünü, bölgesindeki ağırlığını ve aynı zamanda bu yükselen gücünü hazmedemeyenlerin ortaya koymuş oldukları bu olumsuzluklara karşı milletçe hep beraber kararlığımızdan hiçbir şey yitirmeden direneceğiz. Terör örgütünün ortaya koyduğu katliamlara karşı vatandaşlarımızın da çok duyarlı ve dikkatli olması gerektiğini düşünüyoruz. Güvenlik güçlerimizin Güneydoğu ve Doğu Anadolu Bölgesi’nde vatandaşımızın güvenliğini sağlamak için yapmış olduğu operasyonlar vatandaşlarımızdan ciddi anlamda destek gördü. Bu PKK’nın ve siyasi anlamda onların uzantısı olduğunu bildiğimiz bunu da saklamayan HDP’nin ciddi manada bölgede güç kaybettiğini ortaya koyuyor. HDP’nin bazı milletvekillerinin ziyaretleri konusunda da vatandaşın ciddi tepkisi olmuş. Terör ile arasında mesafe koyamayanların Türkiye’de konuşacak sözü yoktur.  Konuşacak bir söz de kalmamıştır. Bu anlamda ortaya konulacak çalışmalar bellidir. Biz aynı kararlığımızla, sabırla devam edeceğiz.  Zor bir süreç. Vatan evlatlarının hayatlarını kaybetmesi, şehit olması zordur. Aileler bu anlamda gerçekten çok büyük bir fedakarlık gösteriyorlar. En büyük bedeli ödüyorlar. Yetim kalanlar oluyor. Eşini, evladını kaybedenler oluyor. Gerçekten çok zor.  Ateş düştüğü yakıyor ama şehadetin de ne anlama geldiğini milletimiz çok iyi biliyor. Dolayısıyla bunun sabrını gösteriyorlar. Allah onlardan razı olsun. Dün de Samsun’da şehit aileleriyle birlikte iftarda beraberdik. Orada bize söyledikleri tek bir şey var; ‘Bu noktada nasıl ilerlendiğini biliyoruz, devletimizin arkasındayız. Artık bu işin sonlandırılmasını istiyoruz’ diyorlar. Biz de bu kararlı yürüyüşümüze Sayın Cumhurbaşkanımız ve Sayın Başbakanımızın koymuş oldukları hedef doğrultusunda ilerliyoruz.
“DÜŞÜNÜLMESİ GEREKEN NEDEN PROTESTO EDİLDİĞİ”
- Bugün katıldığınız şehit cenazesinde CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’da vardı. Orada Kılıçdaroğlu’na yapılan protestolar ön plana çıktı. Genel Başkan yaptığı açıklama da boş bir kovanın önüne bırakıldığını ve bunun bir ölüm tehdidi anlamına geldiğini dile getirdi. Bunun emniyet güçlerinin önünde ve onların koordinasyonunda gerçekleştirildiğini söyledi. İktidarı da suçlamalarda bulundu açıklamalarında. Sizce neden ülkeyi yöneten iktidar varken bu protestolar muhalefet liderine karşı yapılıyor ve bu suçlamalara ne dersiniz?
Sayın Kılıçdaroğlu Türkiye Cumhuriyeti’nde ana muhalefet partisinin genel başkanıdır. Bu sıfat ile yaptığı birçok açıklama vardır. Kendisinin ve partisinin ortaya koymuş olduğu siyasi bir görüş vardır. Meclis’te partisinin ortaya koyduğu siyasi görüşler vardır.  Siyasi görüşlerimize katılmayan vatandaşlarımızın demokratik yollar içeriSİnde kendi görüşlerini dile getirip protesto etme hakları vardır. Bunu zaten Sayın Kılıçdaroğlu da bilir. Herhangi bir şiddet olayının olmasını biz asla tasvip etmeyiz. 
- Sayın Kılıçdaroğlu tepkinin şehit cenazesinde olmasına tepki gösteriyor. Siz gördünüz mü protestoyu?
Sayın Başbakanımız ile beraber cenazeyi uğurladık. 11. Cumhurbaşkanımız Sayın Abdullah Gül de cenaze törenine katıldı. Orada bulunduğumuz süre içerisinde benim dikkatimi bir şey çekmedi. Biraz ses yükselmesi oldu o kadarını biliyorum. Bakın sizin söylediklerinizi şehit aileleri de duyuyor. Takip ediyorlar. Orada bir tepkiyi dile getirmişlerdir. Demokratik bir çerçevede olması hasabiyle herkesin demokratik hakkını kullanma hakkı vardır. Ama bence burada düşünülmesi gereken neden hala protesto edildiği noktasındadır. Emniyet güçlerimizi bu noktada suçlayıcı açıklamalar yapmak kendisinin doğru bir yolda olmadığını gösteriyor. Çünkü, suçladığı emniyet güçlerinden iki kardeşimizin şehit cenazesindeydi. Dolayısıyla açıklamalarda dikkatli olmak gerekiyor. Polisimiz, askerimiz,  korucularımız, sivil vatandaşlarımız teröre karşı büyük bir mücadele veriyorlar ve hayatlarını ortaya koyuyorlar. En büyük bedeli ödüyorlar.  Onlara karşı yapılan açıklamalarda birazcık dikkatli olmak gerektiğini düşünüyorum. 
“SAYIN CUMHURBAŞKANI’NIN MUHAMMED ALİ’NİN CENAZESİNE KATILMASININ MESAJI VAR”
- ABD yolcususunuz. Sayın Cumhurbaşkanı ile birlikte Muhammed Ali’nin cenaze törenine katılacaksınız. Türkiye nasıl bir mesaj verecek orada. Bir taraftan bu uğurlama törenine katılmak herkes için önemli tabi. 
Muhammed Ali’nin vefatının ardından yapılan açıklamaları hep beraber gördük. Dünyada nasıl bir yer edindiğini, sadece boks kariyeri ile değil sivil toplum ile yaptığı çalışmaları, ırkçılığa, ayrımcılığa karşı açık sözlülüğü ile inancı ile elinden alınan dünya şampiyonluğunun ringde nasıl kazanıldığının mücadelesini...  Sayın Cumhurbaşkanımızın ülkemizin en üst makamındaki temsilcisi olarak cenazeye katılıyor olmasının zaten kendi içerisinde büyük bir mesajı var. Bu anlamda ailenin de çok mutlu olduğunu biliyorum. Sayın Cumhurbaşkanımızın kendileri ile görüşmeleri oldu. Orada Türkiye Cumhuriyeti’nin en üst seviyede temsil ediliyor olması kendisinin ortaya koymuş olduğu davanın ve çalışmaların ne kadar benimsendiği anlamına geliyor. Aynı zamanda Muhammed Ali’nin sağlık sorunları ile mücadelesi de çok önemli. Parkinson hastalığına yakalanmış olmasına rağmen hayatına devam etmesi, sosyal aktivitelerine devam etmesi, sosyal sorumluluk projelerinde mutlaka yer alması, sevgi dolu tarafını ortaya koyması önemli. Yakalandığı hastalığın fiziki olumsuz etkilerine rağmen 96 Atlanta Olimpiyatları’nda meşaleyi kendisi yakmıştı. Fiziki etki orada çok ortadaydı. Meşaleyi yakması insanlar tarafından büyük bir mutlulukla karşılandı. 2012 Londra Olimpiyatlarında da yine vardı.  
- Sayın Cumhurbaşkanı’nın Muhammed Ali’nin ailesi ile görüşmesi oldu dediniz.
Başsağlığı noktasında eşini aradılar. Cenaze töreni konusunda katılımının olacağını dile getirmişlerdir. İnşallah bu gece yarısı yola çıkılacak. 
-Konuşma yapıp yapmayacağı konusunda bilgi var mı?
O konuda henüz bilgi yok açıkçası. Çünkü oradaki cenaze töreninin nasıl icra edileceği konusunda ailenin kararı var.
- EURO 2016 başlıyor. Türkiye’nin grubu ile ilgili ne söyleyeceksiniz? Zorlu rakipler var. Milli Takımdan ne bekliyorsunuz?
Avrupa Şampiyonası’nın, Dünya Kupası’nın finallerine çıktığınız zaman her rakip zordur. Çünkü oraya belli elemelerden geçerek gelen rakiplerle karşılaşacaksınız. Bizim grubumuzda yer alan takımların güçlü olduğunu herkes kabul ediyor. Milli Takımımız yoğun bir hazırlık dönemi geçirdi. Teknik Direktör Fatih Terim yönetiminde tüm A Milli Takımımız kenetlenmiş vaziyette. A Milli Takımımızın elinden gelenin en iyisini yapacağına inanıyoruz. Öncelikli hedef gruptan çıkmak. İnşallah gruptan çıktıktan sonra hedef finale doğru yol almak. Neden olmasın? A Milli Takımımıza inanıyor ve güveniyoruz. Yeni bazı yeteneklerimizin de ortaya çıktığını görüyoruz. Genç bir kardeşimiz Emre Mor’un Almanya’ya transferi söz konusu oldu. Ümit ediyoruz ki oradan çok iyi bir sonuçla döneriz. Güvenlik konusunda Fransa’da da çok yoğun bir çalışma var. Ciddi bir tehdit olduğu söyleniyor. Bu noktada bizim Türkiye olarak vereceğimiz ne tür destek varsa biz hazırız. Yoğun bir futbol dönemine giriyoruz. İnşallah bu anlamda A Milli Takımımız en iyi mücadeleyi ortaya koyacak ve en iyi sonucu alacaktır. Gerçekten zor bir gruptayız. Ama neden olmasın?  
 -Sizin aklınızdaki hedef nedir?
Biliyorsunuz Türk hakemler de EURO 2016’da görev yapacak.  Cüneyt Çakır görev alacak.  ‘Final yönetmek isterim ama Türk Milli Takımı finale kalırsa tabii ki  Türk bir hakem olarak o finali yönetemeyeceğim için bu anlamda final yönetmek istemiyorum’ dedi.  Fatih hocayla da konuştuk. Hedefimiz tabii ki finale çıkmak.  Ben gerçekten de olabileceğini düşünüyorum.  Yeter ki takım kendine inansın ki inanıyorlar.  Biz de inşallah ABD ziyaretimizden sonra  Fransa’da milli takımımızın kampına gidip onlarla inşallah beraber olacağız ve ilk maçı izleyeceğiz. 
“SPORDA ŞİDDETİ ÖNLEME KONUSUNDA HERKESE BÜYÜK GÖREV DÜŞÜYOR”
-Futbolda yeni kapattığımız lig sezonunda da futbolda şiddet olaylarını çok konuştuk.  Bu konuda müfettişler görevlendirildi. O müfettiş raporlarına göre adım atacağız dediniz Ankara’da ve Fenerbahçe maçında yaşanan olaylar nedeniyle.  Önümüzdeki sezon bunların görülmemesi için nasıl önlemler planlanıyor?
Biz kendi çalışmalarımızı yaptık.  Bu anlamda İçişleri ve Adalet Bakanlığımızla beraber Sapanca’da yaptığımız bir çalıştay oldu.  Orada güzel bazı sonuçlar elde ettik. Yapılması gerekenlerin neler olduğuyla ilgili olarak gerçekten somut bazı şeyler çıktı. Burada yargıya da düşen önemli görevler var.  İçişleri Bakanlığımıza yani emniyet güçlerimize düşen görevler var. Kulüplere ve başkanlarına yönetimlerine düşen görevler de var.  Taraftarlara da düşen görevler var. 
“MEŞALELERİN  STATLARA GİRMESİ ENGELLENECEK”
-Sizin özellikle Ankara’daki olaylardan sonra bir açıklamanızı hatırlıyorum. Yasalarda mevcut cezalar var. Fakat uygulanmasıyla ilgili sorunlar olduğu için çıkan kararlar caydırıcı olmuyor dediniz.  Sapanca’daki toplantıdan sonra bir şeyler değişir mi  bu konuda?
Biz değiştiği duyumunu alıyoruz. Bu anlamda yapılan çalışmaların da  olduğunu biliyoruz.  EURO 2016’dan sonra bir toplantımız daha olacak.  Burada Sapanca’da çıkan sonuçlar ve yaşananlarla ilgili olarak konular karşılıklı şekilde tekrar değerlendirilip,  nasıl önlemler alınabileceği ve  yasadan gelen yetkilerin  kullanımı noktasında  nasıl daha iyi bir yöntem izlenebileceği, bu anlamda gerekiyorsa bizim de ortaya koyabileceğimiz çalışmaların olup olmadığı konuşulacak.  Aynı zamanda emniyet tarafında da  acaba statlarda sadece statlarda da değil biliyorsunuz salonlar da bazı sıkıntılar yaşandı, Basketbol ve voleybol maçlarında. Bunların da şu anda hepsine bakılıyor.  Kupa finallerinde, bizzat gittiğim maçlarda gördüm, Meşaleler, patlayıcılar giriyor.  Bunlar engellenecek.  Bunların aşağı yukarı nereden, nasıl içeri girdiğiyle ilgili bir çalışma var.  Emniyetin bazı gördüğü şeyler var.  Burada güvenlikle ilgili alınması gereken ekstra bazı tedbirlerin olduğunu düşünüyoruz.  Onlar hayata geçirilecek.  Özel güvenliğin yetmediği yerlerde  emniyet teşkilatımızın devreye girmesi söz konusu olabilecek ama tabii kulüp başkanlarının ve yönetimlerinin de sorumluluklarını bilmeleri gerekiyor.  Burada kulüp başkanları ve yöneticilerine  çok büyük sorumluluklar düşüyor.  
“KULÜP BAŞKANLARININ TÜRK SPOR CAMİASINA KARŞI SORUMLULUKLARI VAR”
-Yani o taraftar grupları o meşalelerle stada gitmesin diyorsunuz..
Gitmeyecekler.  Yani biz bunun önündeki yapılması gereken çalışma neyse bunu yapacağız.  Bundan dolayı  yapılacak olan bazı uygulamalardan bazıları rahtsız olabilir.  Yani daha sıkı bir arama olacak, daha yoğun bir arama olacak.  Daha önce aranmayan belki bazı noktalar aranacak.  Belki spor alanlarının daha erken saatlerde sterilize edilip arandıktan sonra teslim alınması gibi... Yani bazı şeylerin önceden stada, tribünlere yerleştirilmesi gibi. Onun olmaması için   yapılacak bazı şeyler var.  Yöneticiler, ‘biz kulüplerin başkanları ve yönetimi olarak seçildik. Artık bizim işimiz bitti’ dememeli. Böyle bir şey yok.  Seçildikten sonra iş başlıyor.Her kulüp başkanının ve yönetim kurulunun seçilmiş olduğu camiaya karşı  sorumlulukları var.  Türk spor camiasına karşı sorumlulukları var.  Bunların da bilincinde olacaklar.  Bunu bilerek bazı hareketleri, açıklamaları yapacaklar. Çünkü  bunun karşılığında olan  kanunda eğer bir yaptırım var ise  bununla da karşılaşacaklarını bilmeleri gerekiyor.  Hepsinden önemlisi  taraftarlarının ve bu camialara gönül vermiş olan  taraftarların da bu anlamda onlardan beklentileri var. 
-Futbol kulüplerine verilen cezalarda en çok gözümüze çarpan seyircisiz maç uygulaması  devam edecek mi?  Başka bir yaptırım aklınızda var mı?
Şu anda zaten tribün kapatmayla başlayan bir süreç var.  Devam eden olursa stadın tamamen seyircisiz noktasına gelmesi olabiliyor.  O kademeli olarak artan bir ceza. Şu anda herhangi bir şekilde farklı bir noktaya gelmesini düşünmüyoruz.  Burada taraftarları kışkırtan, bazı grupların veya kişilerin olduğu noktada bilgiler geldiği taktirde burada zaten yargının da atacağı adımlar var.
“RİO’DAN GÜZEL SONUÇLAR BEKLİYORUZ”
-Rio Olimpiyatlarıyla ilgili beklentileriniz nelerdir?
Bu arada Fransa’daki Avrupa Futbol Şampiyonası devam ederken,  kadın basketbol milli takımımız da olimpiyatlara katılmak için bir turnuva oynayacak. Oradaki maçları da takip etme imkanımız olacak. Seyircilerimiz de lütfen onları desteklesinler.  Şu anda geldiğimiz noktadan ileri gitmek için çalışıyoruz.  Olimpiyatlarda bazı güzel sonuçlar bekliyoruz.  Bazı branşlardaki sporcularımızın özellikle performansları bizi çok mutlu ediyor.  Bütün federasyonlarla, antrenörlerle, kurullarla beraber yaptığımız çalışmaların içerisinde özellikle dikkat ettiğimiz konular var.  Ama güzel ümitler içerisindeyiz.  Tekvandodaki en son Avrupa Şampiyonası’nda  Nur Tatar son saniyelerde altın madalyayı kaybetti.  İrem Yaman  altın madalya aldı.  Bu arada 2020 için de büyük ihtimalle karate branşı da olimpik olarak kabul edilecek.  Tabii bunun kararını Uluslararası Olimpiyat Komitesi  verecek ama orada da 2020 için bazı enteresan şeyler olabilir.   Şu anda en üst branşla katılma noktasına geldik. Londra’da 16 branş vardı.  Şu anda 16 branşı geçtik.  Dolayısıyla güzel sonuçlar elde etmek için çalışıyoruz.  Sporcularımız yoğun bir antrenman programı içerisinde.  Ümit ediyorum ki Ağustos ayında  eylül ayında da paralimpik oyunlar var.  Orada da güzel bazı sonuçlar bekliyoruz. 
-Brezilya’ya gider misiniz?
Tabii gideceğiz. Orada hem olimpiyat hem de paralimpik oyunlarına gidip, takımlarımızı orada destekleyeceğiz.